Beyaz Show: Kabak tadı?

Tam 20 yıldır aralıksız olarak ekranlarda yer alan Beyaz Show, bu sezon ilk kez format değişikliğine giderek haftada bir değil, iki haftada bir yayınlanmaya başladı. Rağbet gören bir yayının yayınlanma sıklığı neden azaltılsın? Bu sorudan yola çıkarak Beyaz Show’un artık eskisi kadar seyredilmediğini ve miadının dolmaya başladığını söyleyebilir miyiz?

Evet, dünya değişiyor; algılar, beğeniler, ilişkiler, beklentiler değişiyor. Bu değişime ayak uydurabilmek kolay değil tabii ki. Ve eski olan şeyler, her zaman rağbet göremeyebiliyor. Beyazıt Öztürk’ün ilk yıllardaki o delice hareketleri, yaratıcılığı ve programa hareketlilik getiren formatının yerinde yeller esiyor. Nerede o Hüsmen Dayı, Psikopat, Tikican, hatta helyum gazı?

Güldürmeye ve sohbete odaklıydı önceden program; son yıllardaysa maalesef reklam, propaganda ağırlıklı olmaya başladı. Yeni kaset çıkaran, yeni film çeken, yeni bir projesi olan programa damlıyor, biz de onun yeni şarkısının, yeni filminin ne kadar mükemmel olduğuna dair sohbet dinliyoruz. Beyaz’ın çektiği skeçler ise eski tadı vermesinin yanı sıra, kabak tadı veriyor.

Evet; sevdik, güldük, her hafta cuma günlerini merakla bekledik ama artık Beyaz Show eskisi kadar müstesna bir yere sahip değil benim gönlümde. Bilmem, siz ne dersiniz?

Erhan Yıldız

İstanbul doğumlu, İstanbul Teknik Üniversitesi mezunu, blog sevdalısı.

Beyaz Show: Kabak tadı?” için bir yorum

  • Ocak 29, 2017 tarihinde, saat 10:06 pm
    Permalink

    Yeni çıkan film, dizi ve şarkı gibi tanıtımlar benim de hoşuma gitmiyor ama hala beni bağlayan bişeyler var bu porgramda. Eskisi gibi aramasamda rast geldikçe izliyorum ve izlediğim zamanlarda keyif veriyor.

    Bazı programlar beklenmedik şekilde güzel geçiyor, örneğin Linet ve Halil Sezai’nin birlikte “İsyan” şarkısını söylediği bölüm muhteşemdi.

    Yanıtla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir